3 Ekim 2011 Pazartesi

köprü


Görmek istemediği her şeyi görmüştü.
Bir sabah erkenden, köprünün ortasına gitti.
Trabzanlara tutundu ve söyledi: “Burası, sen mi ben mi köprüsü!” Durdu. Gözlerindeki yaşların binlerce kez tekrar etmiş aynılığından içi yarılarak. Bağırdı: “Peki ya bu cümlemi kim duyacak?” Kuşlar, belki balıklar, havadaki zerrecikler, yanıtlayamayacak kadar uzaktakiler, görünmez ve konuşulmaz olanlar ve sanki onlarla konuşabilirmişçesine kendi kendine konuşmaya mahkum olduğu her ne varsa onlar. Ya da en iyisi, hiçbiri. Hiçkimse. "Yaşamak için gereken fark nerde?" Hiçbir yerde. Ya da kimbilir. Orası “hiç mi kimbilir mi" köprüsüydü. "Yalan mı gerçek mi" köprüsü. "Değer mi değmez mi?" Sustu. Sustu. Durdu. Durmasa bir daha duramayacaktı. Bir daha söyleyemeyecekti, soramayacaktı, ihtimaller kalmayacaktı, sen, ben ve kimbilir olmayacaktı, sadece hiç. Öyle bir bilmek istemiyordu. Dikti gözlerini durağana, sustu: "Olan kendini oldursun..."

15 Eylül 2011 Perşembe

4,5 maymun




1. SAHNE
(Gözleri, ağzı, burun delikleri, kulakları ve gözenekleri açıktır.)

- Seni seviyorum.
- Evet. Ben de seni.


2. SAHNE
(Gözleri, ağzı, burun delikleri, kulakları açık; gözenekleri kapalıdır.)


- Seni seviyorum.
- Hissediyor musun?
- ?
- ...
- Yine de sev beni.
- Severim.


3. SAHNE
(Gözleri, ağzı, burun delikleri açık; kulakları ve gözenekleri kapalıdır.)

- Seni seviyorum.
- Hissediyor musun?
- ?
- Beni duyuyor musun?
- ?
- ...
- Yine de sev beni.
- Seviyorum.


4. SAHNE
(Gözleri, ağzı açık; burun delikleri, kulakları ve gözenekleri kapalıdır.)


- Seni seviyorum.
- Hissediyor musun?
- ?
- Beni duyuyor musun?
- ?
- Kokumu alıyor musun?
- ?
- Tadımı alıyor musun?
- ?
- Yine de sev beni.
- ?

5. SAHNE
(Gözleri açık; ağzı, burun delikleri, kulakları ve gözenekleri kapalıdır.)

- .
- ?
- ?
- ?
- ?
- ?
- ?
- ?
- ?
- ?
- .
- ...

6. SAHNE
(Gözleri, ağzı, burun delikleri, kulakları ve gözenekleri kapalıdır.)

- ...

13 Eylül 2011 Salı

18 Ağustos 2011 Perşembe

var




Şunu aklında tut iyice
Çilekte var, altın gibi parlayan ferik elmasında var
Güneşte, gümüşte, fildişinde
Tahtada, kömürde, sütte
Suyun ateş olduğu, ateşin su olduğu yerde var
Kızımıza ördüğün yeşil atkıda bile
Beni seven ellerinde var
Bir sabah geçiyordun
"Bir sabah geçiyordun" ne demek
Nasıl, niçin, nereden
Bil ki böyle bir eksiklikte var
Dilini acı yapan tütün kırıntısında
Örneğin bir yolculukta, katran gibi çaylar içtiğin
Kirazlar, bavullar, akasyalar sevdiğin
Her türlü virajlarda
Ağaççiçeği gibi, ince çekirdekli
Dile, dişe, damağa, yayılan
Akide olan gözlerinde
Gözbebeklerinde yeşim
Yakut olan, zümrüt olan damarlarında
Özleminde günbatımı
Yok mu, var.

Nasıl var hem de
Var içimizde bizi eksiltmeden
Dışarıda var
Oranda, orantıda, dengede
Bir hüzün bile sinmemiş plastik çiçeklerde
Gene var
Yüzünü yıkadın mı, iyi
Sildin kuruladın mı
Çıktın mı sokağa
Yalnız su aramaya gidilen yollarda
İnce bir bardak gibi gövdelensin diye susuzluk
Orda var.

Ayakların değsin de suya
Sözgelimi herhangi bir haziranda
Haziranın köylü yüzünde
Çizgili mintanında
Denizlere uçan aklında
Değsin de suya ayakların
Suda üşüyen parmaklarını çekerken
Tam orada

Kapıyı ardımdan kapadığında
Bilmez olur muyum hiç
İçerde kalan yüzünde, telaşlı
Olmaz olur mu, var.

Yalnızlık gibi, ama yalnızlık değil
Bildiğin, çok iyi bildiğin bir şeyin
Uzağında kalmak duygusu belki
İyi ya, var
Hani sayıldığını duyar ya pencereler, tıpkı
Göz görmez, ama bakıldığını duyar ya insan
Hani ardında seni izleyen birisi
Tanımazsın da sezersin birden izlendiğini
Niçin mi
Tam niçin dediğin zaman var.

Bilir miydik, sever miydik, inanır mıydık
O olmasaydı hiç
Ama bugün, şimdilik
Yenik düşmeden hiç de
Var, diyoruz sadece, çünkü var.


Edip Cansever - Yok mu, Var

20 Temmuz 2011 Çarşamba

behrengi


"Ben yalnızca sağa sola dolaşıp durmaktan bıktım, can sıkıntısı içinde yüzmek istemiyorum artık, bir nedeni olmadan mutlu olmak da istemiyorum; günün birinde gözlerimi açıp hepiniz gibi yaşlandığımı, ama hâlâ aynı balık olduğumu, ilk başta bildiğimden fazla bir şey bilmediğimi görmek istemiyorum!"

Samed Behrengi - Küçük Kara Balık

19 Temmuz 2011 Salı

bencil

Herkes bencil, peki. Ama bencilliğin de bir ölçüsü var. Herkesin bencilliği kendi ben'i kadar. Bakalım benimkiyle seninki aynı mı çekiyor?

Bir de şu var *:

bencilim
sencilsin
oncul
bizciliz
sizcilsiniz
oncullar

Yani, benim gözüm, benim ben'im, "Bencilim". Sonra, benim gözümden senin ben'in, senin gözünden benim ben'im, bizim gözümüzden onun ve onların ben'leri, onların gözünden senin, sizin ve bizim ben'lerimiz. Ben'ler diyarı, binbir çeşit bencillikler diyarı. Bencilliği tanımlamak, benzetmek, karşılaştırmak, ölçüp biçmek kolay mı? "Ben bencilim, herkes bencil" deyip perdeyi kapatmak içinize siniyor mu?

* itü sözlük - earendill - @2142062

27 Haziran 2011 Pazartesi

konuşmak


Konuşmak, susmanın tersi değildir. Arkadan çekiştiren ipleri keserken, her yeni adımda ön tarafa yeni sağlam taşlar yığar. Küçük anlamalar ve küçük yanlışanlamalarla bezenmiş, debelenme biçiminde bir yaşantı sunar. Susmak, ne yapar ne bozar. Olacak olan kendi hızında olur.